Türkiye’de, özellikle büyük kentlerde ve nüfusun yoğun olduğu yerlerde sanatsal aktivitelerin daha fazla yapıldığı biliniyor. Buna rağmen, her ay düzenli olarak tiyatroya, operaya, baleye giden, vizyona giren en yeni filmleri bizzat sinemada izleyerek takip eden insan sayısı oldukça fazla gibi gözükse de bu konudaki beklenti aslında daha fazla. Yetişkinlerin ve çalışan insanların bile yeterince vakit ayıramadığı tiyatro sahneleri, bu kez çalışan bireyleri değil bebekleri ve çocukları tiyatro izlemeye davet ediyor. Nasıl mı? İşte ayrıntıları.

Küçükler için Tiyatro Türkiye’nin Hemen Her Yerinden İzleyicisi İle Buluşuyor

Bebekleri ve çocukları ciddiye alarak, onların anlayabileceği düzeyde tiyatro oyunları geliştirmek çok zahmetli bir iş. Bu sebeple çok büyük fedakarlıklar ve faklı bir bakış açısı gerektiriyor. Bir tiyatro oyununu, çocuğun anlayabileceği düzeyde planlamak, dahası oyun süresince onu sanatla buluştururken düşünsel kapasitesini arttırmaya çalışmak göründüğü kadar basit bir iş değil.

Günlük yaşamda neredeyse hemen her şeyin dijitalleştiği pratikler arasında, çocukların ve bebeklerin elektronik bir ekrandan değil de fiziksel bir sahneden gerçek insanların oyunlarını izlemesi çocukların gerçek yaşamı algılayış biçimlerini olumlu olarak etkiliyor. Bu açıdan, anlamlı bir kurgu dahilinde çocukların ve bebeklerin tiyatroya gitmesi onların kişiliğinin gelişmesinde ve algılama yeteneklerinin evrilmesinde büyük rol alıyor.

Haydi ATTA Festivaline Gidelim

ATTA Festival, çocukların ve bebeklerin de Türkiye’de tiyatro izleme hakkı olduğu fikri üzerinden yola çıkarak, çocuk oyunlarını sergileyen ve bunun yanı sıra festival dahilinde farklı içeriklerde çocuk ve bebek aktiviteleri de sunan bir festivaldir. Tiyatro gönüllüleri Hakan Silahsızoğlu ve Feyzan Bostancı önderliğinde ilerleyen festival 2016 yılından beri Türkiye’nin her yerinden birçok çocuk ve bebek izleyiciyle buluşmaya devam ediyor.

Bebekler ve Çocuklar için Uluslararası Sanat Festivali: ATTA ismiyle seyircisiyle buluşan bu festival, zengin içeriği ve eğlenceli oyunları sayesinde gerek çocukların gerekse ebeveynlerin şimdiden beğenisini toplamış durumda. Bünyesinde atölyeler, danslar, tiyatro oyunları ve boyama etkinlikleri gibi farklı içerikleri barındıran festival, çocukları eğlendirirken düşündürmeyi de amaçlıyor.

Her yıl genellikle kasım ayında gerçekleşen festivale yıllar geçtikçe katkı sunan insan sayısı hızla artıyor. İki kişinin emeğinden kolektif bir çalışmaya evrilen bu festival sayesinde Türkiye’deki çocukların ve bebeklerin de yüzü gülüyor.