Ofis Çalışma Saatlerimiz ve Biyolojik Saatimiz

Büyük şehirlerde ve özellikle hizmet sektöründe çalışan insanların önemli bir kısmı günün en az sekiz saatini ofiste geçiriyor. Ofise zamanında varabilmek için insan vücudu daha gün doğmadan uyanıyor ve yeni iş günü için hazırlık yapmaya başlıyor. Hazırlık süreci, yolda geçen zaman ve ofise varış zamanları vücut tarafından algılanıyor ve insan vücudu çeşitli enzimler salgılayarak ortam ve durumdaki bu değişikliklere tepki veriyor.

Peki, insan vücudunun bilişsel bir özellik olarak biyolojik saate sahip olduğunu ve bu biyolojik saate göre farklı organlara farklı zamanlarda komut verdiğini biliyor muydunuz? Biyolojik saat sayesinde, günün farklı zamanlarında farklı verimlilik düzeyine sahip oluyoruz. Burada vücudun sihirli olarak uyguladığı şey ise ihtiyacımıza göre bizi yönlendirmek ve bizi değişen koşullara rağmen güçlü bir birey yapmak.

Biyolojik Saat ile Yemek Saatleri Arasında Nasıl Bir İlişki Var?

Çalışan insanların gün içerisinde ne kadar süre bilgisayar ekranına baktığı, ofis içerisinde ne kadar hareketli olduğu ve hangi saat aralığında yemek molası verdikleri gibi unsurlar çalışanların verimliliğini etkiliyor. Eğer yemek saatleri biyolojik saate uygunsa, çalışanlar yedikleri öğünden daha fazla fayda sağlayabiliyorlar. Bu sebeple, ofiste acıktığımız zaman ve acıktığımız oranda yemek yemek yerine, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu saatte ve oranda yemek yemek bizleri daha dinç ve uyanık tutuyor.

Biyolojik Saat Nasıl Çalışıyor? Biyolojik Saate Nasıl Geçebilirim?

Son zamanlarda özellikle sekiz saat ofiste çalışan insanlar arasında popülerlik kazanan biyolojik saat terimini tanımlamak aslında çok kolay. Biyolojik saat, gün içerisinde belli saatlerde uyanıp, yemek yeyip, benzer aktiviteleri yapıp daha önce vücuda alınan kalorileri yakıp, yeniden uyku düzenine geçmek olarak tanımlanabilir. Vardiya sistemiyle çalışan insanların uygulamakta zorluk yaşayacağı biyolojik saate göre, vücut eğer günün aynı saatinde benzer miktarlarda, sindirimi kolay ve vitamin yönünden zengin besinleri tüketirse, günün yine belli bir saatinde bu besinleri sindirmeye alışacak ve bütün organlar uyum içinde çalışacaktır.

Belirli saatlerde yeme-içme, spor yapma, uyku uyuma, dinlenme ve yeniden uyanma aktiviteleri bir ay düzenli bir şekilde yapıldığında vücut biyolojik saate geçiyor ve organların günün hangi saatinde yoğun tempoda çalışacağını öngörerek gerekli enzimleri salgılamaya başlıyor. Bu sayede biyolojik saati uygulayan çalışanlar rahat ediyorlar.